Fındık Dalda Çotanak, Para Cepte Tekleme
Rekolte ölçümleri yapıldı, yine yapılacak. Az denecek çok denecek. Ama en iyisini üretici bilecek. Gidecek ocağın başına, yılların deneyimiyle doğan fındıkları sayacak; rekolte tespitini yapacak.
Kim nasıl açıklarsa açıklasın; bu yıl Ordu’da fındık çok. İstisnai bahçeler dışında, her yerde baskın fındık var.
Fakat üretici fındığın çok olduğuna sevinemiyor. Çünkü serbest piyasaya bırakılan fındık; çok olunca para etmiyor. Hoş az olsa da etmiyor ya.
Üretici perişan. Bir yıl boyunca her türlü çabayı gösteriyor.
Ürün çok olunca; fiyat düşük olacak, masraf fazla olacak diye üzülüyor. Ürün az olunca, para etse de zaten fındık olmadığından kar edemiyor.
İki arada bir derede bahçeler ormana bırakılıyor.
Amele yevmiyesi her yıl artıyor. Onu da bulmak zaten mesele. Katırı, patozu, tırpanı, ilacı, gübresi, bahçelemesi, ışkın alması… astarı yüzünü geçiyor.
Bir tek fındığı tezgaha koyana kadar kaç kez elden geçiyor. Bunu sadece üretici bilir.
Eskiden fındık fiyatı açıklanırdı. Yevmiyeler ona göre belirlenirdi. Fındıkçı kaça satacağını bilir ona göre hesabını yapardı. Artık sadece serbest piyasa var. Fiskobirlik üreticiye güven vermiyor. Geçmiş yıllarda parasını alamayan üretici kurumdan uzak duruyor.
Bir de fındığın dikim alanı sürekli genişliyor. Yüksek kesimlerde dikilen fındık bahçelerinin yanında; Düzce’den Gürcistan’a her yerde fındık var.
Her yıl yaşananlar bu yıl da yaşanmaya başladı. Rekolte tespit çalışmaları, fiyat belirsizliği, çelişkili açıklamalar…
Görünen üretici yine perişan olacak, ürünü para etmeyecek.